Takınız, Cilt Bakımı İçin Kullandığınız Yüz Maskeniz, Giydiğiniz İç Çamaşırı veya Yattığınız Yatak Akciğer Kanseri Yapar mı?

Takınız, Cilt Bakımı İçin Kullandığınız Yüz Maskeniz, Giydiğiniz İç Çamaşırı veya Yattığınız Yatak Akciğer Kanseri Yapar mı?

Radon gazı, doğadaki toprak ve taşta normal olarak bulunan radyum, toryum ve uranyumun bozunuma uğraması ile ortaya çıkan bir radyoktif gazdır. Doğada oluşan radyasyonun yaklaşık %50’si radon kaynaklıdır. Radon’un bilinen 40 izotopu olup, bunların ikisi ((Radon 222 (Radon) ve Radon 220 (Thoron)) insana zarar veren asıl türleridir.

Radon gazı, hava yoluyla (En çok, radonu fazla miktarda içeren evdeki havanın solunması yoluyla giriş olur) ya da evlerde kullanılan su ile vücuda girer. Radon gazı, vücuda girdiğinde akciğerlere zarar vermektedir. Radon, akciğer dokusunda zararlı alfa partikülleri yayarak dokuyu oluşturan hücrelerin DNA’sında hasarlanmasına neden olurlar. 1986 yılında Dünya Sağlık Örgütü, yüksek radon gazına maruz kalan madencilerde akciğer kanserinin yüksek oranda görüldüğünü gösteren çalışmaların ışığında radonu kanserojenik ajan olarak kabul etmiştir.

Radon gazı, sigaradan sonra 2. akciğer kanseri nedenidir. Maruz kalınan radon gazı dozu, kaç sene maruz kalındığı ve kişinin sigara içip içmediği kanser gelişim riskini etkiler. Yoğun ve uzun süre maruziyet ile sigara da içiyor olma riski çok belirgin şekilde artırır. ABD’de her yıl 21.000 kişinin radon kaynaklı akciğer kanserinden öldüğü düşünülmektedir. ABD’de her 15 evin 1’inde radon gazı seviyesinin yüksek olduğu tahmin edilmektedir. Özellikle, madencilerde ve bölgesel olarak belli yerlerde daha fazla olduğundan bu bölgelerdeki konut veya işyerlerinde yaşayanlarda ve çalışanlarda zararlı olacağından düzeylerinin takip edilmesi gerekmektedir. Radonun akciğer kanseri dışında; kanser dışı diğer akciğer hastalıkları, kan kanseri, beyin ve tiroid kanseri, baş-boyun kanseri, mide kanseri, kalp hastalığı, üreme sistemi hastalıkları gibi çeşitli hastalıklara neden olabileceği söylenmekteyse de bu konularda kesin bilimsel veriler yoktur.

Kuzey Amerika ve Avrupa ülkelerinde radon gazı ile toplumsal bilinçlenme düzeyi oldukça fazladır.

Radon gazı sadece doğadan gelmemektedir. Mayıs 2018’de Güney Kore’de, gündelik sık kullanımı olan iç çamaşırı, aksesuarlar, yüz maskeleri, yatak şiltesi gibi ürünlerin yapımında kullanılan bazı anyon tozu türlerinin içinde bulunan Monazite denilen ve radon gazı salan bir mineralin çeşitli ithal ürünler içinde tespit edilmesi toplumda derin endişeye neden olmuştur.

Radon gazı kokusuz, renksiz ve tatsız bir gazdır. Eve doğadan nasıl girmektedir:
Duvarlardaki boşluklar, temel duvarlarında ve zemindeki çatlaklar, döşemedeki boşluklar, temelin içine giren boruların etrafındaki boşluklar, şömineler ve fırınlar, havalandırma çıkışları, kullanım suyu (Genellikle kuyu suyu) , inşaat derzleri gibi boşluklar.

Radon seviyesi ölçümleri, özelikle kışın ve oda ısınmış iken yapılmalıdır. Zira bu dönemde özellikle ev zemininde ve çevresindeki radon gazı en yoğun olarak evin içinde birikmektedir. Radon gazı ölçümü ya bir profesyonel ekip yardımı ya da sizin ölçümü yapabileceğiniz bir test kiti le yapılabilir. Diğer daha pahalı bir yöntem, elektronik radon ölçme cihazı alınıp eve takılmasıdır. Bu sayede günlük, haftalık ve aylık sonuçlara ulaşılmış olur. Yine kullanma suyundaki radon seviyesini ölçen kitler de mevcuttur.

Belirlenen sınırların üzerinde radon gazı tespit edildiğinde ne yapılmalıdır:
1-Evin yaz-kış düzenli olarak havalandırılması yapılabilecek en basit yöntemdir. Ancak, bu işlem çoğunlukla tek başına yeterli olmayacaktır. Yurt dışında sertifikalı profesyoneller tarafından çatlak, zemin, boşluk ve benzeri yerlerin izolasyon işlemleri yapılmakta ve ev içi radon gazı tahliye sistemleri kurulmaktadır.
2-Göğüs hastalıkları uzmanına başvurularak kanser yönünden kontrol ve takip programına girilmelidir.
Hepinizin sağlıklı ve mutlu bir hafta geçirmeniz dileklerimle.

Prof.Dr.Hakan KARAGÖL
Tıbbi Onkoloji, İç Hastalıkları ve Fitoterapi (Bitkisel Tedavi Uzmanı)

UYARI

Web sitemizde yer alan yazı, grafik, resim ve diğer tüm içerikler sadece bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir tıbbi sorunla ilgili doktor tanısı, tedavisi veya konsültasyonu yerine kullanılması veya mevcut devam eden tedavinin sayfada verilen bilgiler doğrultusunda doktora danışmadan değiştirilmesi uygun değildir.

Prof Dr Hakan KARAGÖL'e Randevu almak için bizimle iletişime geçiniz.