Kanser Hastaları COVİD Aşısı Olabilir mi?

Kanser Hastaları COVİD Aşısı Olabilir mi?

  • Koronavirüs salgını kanser hastalarının doktor kontrollerini ve tedavi sürecini etkiledi mi?

            Doğal olarak, coronavirüs enfeksiyona karşı toplumda oluşan duyarlılığın bir sonucu olarak kanser hastalarında da özellikle hastalığı yendikten sonra rutin takibi olanlar arasında kontrollerini geciktirme yönünde bir eğilim oluştu. Bu hastalarımızdan, nüks riskine göre konrole zamanında gelmesini istediklerimiz olduğu gibi, çok riskli grupta olmayanlarda bir kaç aylık gecikmelere gözyummak zorunda kaldık. Ancak, kemoterapi, immünoterapi gibi tedavileri hastane ortamında devam edilmesi zorunlu olan hastalarda ise tedavilerine ara vermedik. Bu durumdaki hastaların büyük çoğunluğu da tedavilerini aksatmadan yaptırdılar.

  • Hastaların koronavirüs korkusu ile doktora gitmekten kaçınmaları kanser vakalarını nasıl etkiledi?

            Kanser tedavisi hastanede devam eden hastalarımın büyük çoğunluğu tedavilerini aksatmadan devam ettiler. Çok az bir hasta tedavilerini geciktirme eğilimi gösterdi. Coronavirüs salgınına bağlı şubat-mat 2020’de başlayan ilk salgın dalgasında tedavi gecikmesine bağlı olumsuz bir etkilenme pek olmadı. Sadece tedavi süreci tamamlanmış ve hastalığı düzelmiş hastaların kontrollerinde, hastalardaki korkuya bağlı bazı aksaklıklar oldu ancak bundan kaynaklanan bir olumsuzluk pek yaşamadık. Ancak, Kasım-Aralık 2020’deki 2. dalga salgında, tedavi sürecinde olan bazı hastalarımızda Covid-19 testi pozitifliği nedeniyle kanser tedavisine ara vermeler yaşandı. Bunlar elbtteki tedavi sürecini olumsuz etkiledi.

 

  • Hastaneye girme korkusu, var olan hastaların durumunun seyrini değiştirdi mi ve erken teşhisin önüne geçti mi?

            Benim hastalarımda Covid-19 testi pozitifliğine bağlı tedavi gecikmeleri yaşandı. Bunlar elbetteki tedaviye olumsuz etki yaptı. Ayrıca, kanser tedavisi tamamlanmış ancak belli aralıklarda kontrol sürecine girmiş hastalarımın bir kısmında gerek 1. dalgada gerekse 2. dalga döneminde kontrol sürelerini geciktirmeler yaşandı. Erken tanı ile ilgili ise, bana kanser tanısı konulup başvurmuş hastalarımdan bir kaçında, coronavirüs salgınına bağlı tanı sürecinde zorluklar yaşandığını gördüm. Örneğin; bazı hastalarım, coronavirüs bulaşması korkusuyla hastanede yapılacak tetkiklerini bilerek geciktirmişlerdi. Yine bir hastam, tetkik yapan doktorun Covid-19 pozitif gelmesi nedeniyle izine ayrılması sebebiyle tetkiklerinde gecikme yaşamıştı.

 

  • Tüm bunların yanı sıra kanser hastalarının Covid-19’a yakalanma riski daha mı yüksek? Kanser hastalarının koronavirüs riskleri neler?

Evet. Neden daha fazla risk var;

a-Lösemi, lenfoma, myelom gibi bazı kanser türlerinde bağışıklık sistemi hücreleri hastalıktan olumsuz etkilendiği için, bu hastalığı olan kişiler mikroba karşı korumasız hale gelebilmektedirler.

b-Kanser hastalarında kanser kitlelerinin organlar üzerine olan olumsuz etkisi, hastalığa karşı vücudun mücadele etmesini zorlaşırmaktadır. Örneğin; karaciğerdeki kitlelerin baskısıyla karaciğer fonksiyonlarında bozulma olması, böbekte tümör nedeniyle fonksiyon bozulmasının olması, akciğerde kanser kitlesine bağlı broşlarda baskılanma olması veya akciğerde sıvı birikmesi akciğer fonksiyonlarını bozar. Bu durumdaki hastalar mikrop ile ölüm-kalım mücadelesine başlamış iken bu problemeler nedeniyle daha güçsüz hale gelmiş olurlar.

c-Ameliyat, ışın ve kemoterapi gibi bağışıklık sistemi üzerine bazen olumsuz etkli yapan tedaviler nedeniyle, mikrop ile yapılan mücadelede vücud daha güçsüz hale gelmiş olabilir.

D-Kanserin kendisi ve tedavisine bağlı gelişebilen beslenme bozuklukları nedeniyle vücut bağışıklık sisteminin baskılanma ve mikroba karşı verilen savaşta elimizin zayıflamasına neden olmaktadır.

E-Bazı hastalarında görülen hastalık ve tedavilerinin oluşturduğu moral bozukluğu ve endişe nedeniyle bağışıklık sisteminde baskılanma olabilmekte ve bu da mikrop ile mücadaleyi zorlaştırmaktadır.

 

  • Kanser hastalarında koranavirüs belirtileri kanser olmayan kişilerden farklı mı?

Bazen evet. COVİD-19 enfeksiyonunda sık görülen bazı bulgular kanser hastalarında görülmez iken, bazen COVİD-19 enfeksiyonu olmamasına rağmen kanser hastalarının bazı bulguları enfeksiyon ile karışabilmektedir. Örneğin, bazı hastalarda ateş gibi enfeksiyon bulguları bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı görülmeyebilmektedir. Yine, akciğerde kanser hastalığı olan kanser hastalarında sık görülen öksürük ve nefes darlığı yakınması koronavirüs enfeksiyonu ile karıştırılabilmektedir. Yine COVİD-19 enfeksiyonunda görülen bir bulgu olan tat ve koku değişiklikleri kanser hastalarında kanser ilaçlarına bağlı da oluşabilmektedir.

 

  • Kanser hastalarının koronadan korunmak için daha fazla mı dikkat etmesi gerekiyor?

Evet özellikle coronavirüs enfeksionuna yakalanma riski daha fazla olduğundan 2 konuya dikkat etmeleri gerekmektedir;

a-Hastalığın bulaşmasının önlenmesi:

Hastalık bulaşma yolları havadan veya hastalık bulaşmış yer ve kişilere temas ile olduğundan;

*          Kalabaklık yerlerde hasta insanların bulunabileceği düşünülerek mümkün olduğunca buralardan uzak durmak.

*          İzole ev ortamından çıkmak zorunda kalınır ise maske (FFP3 veya N95 türü-Bu maskeleri temin etmek için en yakınınızdaki hekime başvurup reçete yazdırabilirsiniz) ve eldiven takmalıdır.

*          Hastalık bulaşma riski olan herhangi bir şeye (Kapı kolu, para ve benzeri) her temastan sonra elleri bol su ve sabun ile 20 saniye yıkamak veya yıkama şansı yok ise yıkanıncaya geçen  sürede %70’den fazla alkollü kolonya ile ya da tıbbi dezenfeksiyon solüsyonları ile elleri dezenfekte etmelidir.

*          Ağız, yüz, burun ve göze elleri yıkamadan dokunmamak

b-Hastalığa karşı vücut direncini arttırmak:

  1. Beslenme:

2-Uyku düzeni. Uyku bağışıklık sisteminin güçlenmesi için en önemli faktörlerden biridir. Özellikle en geç  saat 23.30’da yatılması önerilir.

3-Günlük en az 20 dakikalık hafif bir egzersiz veya yürüyüş muhakkak yapılmalıdır.

4-Uygun bitkisel takviyeler.

 

  • Kanser hastaları içinde Covid-19 ölüm oranları nedir?

Maalesef, dünya genelinde kaç kanser hastasında coronavirus enfeksiyonu görüldüğü ve bunların kaçının bu enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybettiği ile ilgili bilgi elimizde mevcut değil. Elimizdeki veriler sadece coronavirus enfeksiyonunu ağır geçirip hastaneye yatırılan ve bunlar içinde hayatını kaybedenleri içeriyor. Bu durumu şöyle örnekleyebiliriz; Örneğin bir şehirde hastaneye yatırılan COVİD-19 hasta sayısı 1000 olsa ve bunlardan 100’ü kaybedilmiş olsa; ölüm oranı %10 olur. Aynı şehirde hastaneye yatırılmadan evde hastalığı atlatan hasta sayısı 9000 ise, aslında COVİD-19 hasta sayısı 10.000 (9000 ayaktan iyileşen+ 1000 hastaneye yatan) kişide olup, 100 kişi hayatını kaybetmiş olduğundan gerçek ölüm oranı %1 olmaktadır. Bizim elimizde olan veriler sadece hastaneye yatan ve bunlar içinde hayatlarını kaybeden hasta sayısını göstermektedir.  Kanser hastalarında hastaneye yatanlarda ölüm oranı farklı çalışmalarda ve farklı dönemlerde (2020  kış/ilkbahar dönemi, 2020 yaz dönemi) yapılan çeşitli yayınlarda ciddi farklılıklar göstermekte ise de, Kasım 2020 tarihinde yayınlanan ve hastane yatışı gereken ağır coronavirüs enfeksiyonu geçiren toplam 18.650 kanser hastasını değerlendiren 42 çalışmayı inceleyen bir yayında, bu hastalardan 4243’ünde ölüm olduğu (%26) belirlenmiştir. İncelemeye alınan 42 çalışmadan 2 tanesi Aralık 2019 ile Şubat 2020 tarihleri arasında Çin’de hastanede tedavi gören, diğerleri ise dünyanın farklı ülkelerinde Şubat 2020-Mayıs 2020 tarihleri arasında hastaneye yatırılıp tedavi gören kanser hastalardır. Oranın, kanser olmayan Covid hastalarındakinden biraz daha yüksek olduğu görülmektedir. Yine, Amerika Birleşik Devletleri’nde 13 çalışmayı inceleyen bir başka araştırmada, Haziran 2020’ye kadar, hastaneye yatışı gereken ağır vakalar incelenmiş ve bu oranın %30 olduğu belirlenmiştir. Unutulmaması gereken bir durum, bu ölüm oranlarının hastaneye yatırılması gereken ağır COVİD-19 hastalarında olduğudur. Nitekim bu dönem için aynı durumdaki ağır COVİD enfeksiyonu olup kanser hastası olmayan ve hastaneye yatırılan hastalardaki ölüm oranı örneğin Fransa’da %20 olarak bildirilmiştir. Hastaneye yatışı gerekmeden ayakta COVİD-19 hastalığını atlatan kanser hastaları da genel COVİD-19’lu kanser hastası sayısına eklenince ölüm oranlarının hangi değerlere kadar azaldığı ile ilgili ise elimizde bilimsel bir veri yoktur. Diğer bir konusu ise bu oranların Ocak-Mayıs tarihlerindeki ilk dalga döneminde olduğudur. 2020 yaz aylarında kanser olmayan, ancak ağır enfeksiyon nedeniyle hastane yatışı gerken hastalardaki ölüm oranları %7 civarına yani yaklaşık 1/3 oranına azalmış olduğu unutulmamalıdır. 2020 yaz döneminde kanser hastalarındaki oran ile ilgili ise elimizde bilimsel bir veri bulunmamaktadır.

 

  • Tedavi sürecinde olan hastalar COVID-19 aşısını olmalı mı? Kemoterapi/radyoterapi alırken aşı yapılıyor mu yoksa tedavinin bitmesi mi bekleniyor

            Coronavirus enfeksiyonuna yönelik olarak hem ölü virüs aşılarının, hem de m-RNA aşılarının kanser hastalarında normal sağlıklı insanlardan farklı yan etkilerin olduğuna dair elimizde henüz bir bilimsel veri yoktur. O nedenle, kanser hastalarına da aşı yapılmalıdır. Kanser hastaları, aşılama yönünden 2 gruba ayrılabilir. Birinci grup; kanser tedavilerini tamamlanmış, takip sürecindeki hastalar. İkinci grup; halen cerrahi, radyoterapi veya ilaç tedavi süreci devam eden kanser hastaları. Tedavileri tamamlanmış, takip sürecinde olan hastalarda aşı uygulaması, normal sağlıklı insanlarda olduğu gibi yapılabilir. Kanser hastalığı nedeniyle, kemoterapi, immünoterapi, akıllı ilaç tedavisi veya hormonoterapi alan hastalarda ise, uygulanan aşının, normal insanlardan farklı bir yan etkisi olduğuna dair henüz bir bilgi yoktur. Ancak, aşının tutma ihtimalinin özellikle kemoterapi alan hastalarda daha az olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Bunun sebebi, bu ilaçlar ile bağışıklık sisteminde görülen baskılanmasıdır. Aşı, mikroba karşı bağışıklık sistemi üzerinden fayda sağladığından, özellikle kemoterapi sonrası aşının etkisi düşük olabilir. Gündelik klinik uygulamamızda kemoterapi almaya devam eden ve aşı sırası gelmiş hastaların hangi gün aşı yapırması gerektiğini hesaplayarak hastaya bildirmekteyiz. Bu nedenle, başka kliniklerde tedavi gören hastaların da onkologlarına bu konuda danışmalarının tavsiye etmekteyiz. Sonuç olarak kanserde ilaç tedavisi alan hastalarda kanser tedavisini bırakıp, aşıyı yapma veya aşıyı kanser tedavileri tamamlandıktan sonraya bırakmak gerekmemektedir. Radyoterapi yapılan hastalarda, radyoterapi sırasında aşı uygulamasında sakınca olmadığı radyasyon onkologu doktor arkadaşlarımız tarafından genellikle söylenmektedir. Yine de, ışın tedavisi devam eden hastaların, radyasyon onkoloğu doktorlarına danışarak aşılarını yaptırmaları doğru olacaktır.

 

Prof.Dr.Hakan KARAGÖL - HAKKINDA
Prof Dr Hakan KARAGÖL - WEB SAYFASI
FACEBOOK
INSTAGRAM
TWITTER

UYARI

Web sitemizde yer alan yazı, grafik, resim ve diğer tüm içerikler sadece bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir tıbbi sorunla ilgili doktor tanısı, tedavisi veya konsültasyonu yerine kullanılması veya mevcut devam eden tedavinin sayfada verilen bilgiler doğrultusunda doktora danışmadan değiştirilmesi uygun değildir.

Prof Dr Hakan KARAGÖL'e Randevu almak için bizimle iletişime geçiniz.