Kanseri Düşündüren Cilt Değişiklikleri Nelerdir?

Kanseri Düşündüren Cilt Değişiklikleri Nelerdir?

Güneş ışınlarına bağlı gelişen cilt kanserleri, yıllar geçtikçe artan şekilde görülmektedir. 1970’li yıllardan bu yana en ciddi cilt kanseri olan malign melanomun dünyada görülme sıklığı %150, aynı dönemde bu hastalıktan ölüm oranları ise % 44 artmıştır.

2014 yılı Devlet İstatistik Enstitüsü verilerine göre, yıllık yeni gelişen kanser türleri içinde cilt kanserlerinin oranı; Yassı Hücreli ve Bazal Hücreli Cilt Kanserleri: %11, Malign Melanom: %1 (Toplam tüm kanserlerin %12’si cilt kanseridir).

Cilt kanserlerinin 2 önemli özelliği vardır;

1. Büyük oranda güneş kaynaklı olası

2. Hastalık cilt üzerinde başladığından, erken evrede tanı konulup tedavi edilebilir hastalık olması

Yapılan çalışmalarda, güneş ışınlarına bağlı oluşan cilt kanserleri, tüm cilt kanserlerinin 10’da 9’unu oluşturduğu belirlenmiştir. Yani, güneş ışınlarından düzgün şekilde korunulursa, her 10 cilt kanserli hastanın 9’u kanser olmaktan kurtulacaktır.

Güneşin Ultraviole (UV) ışınlarına bağlı erken dönemde; ciltte kızarıklık, şişlik ve yanık bulguları oluşurken, geç dönemde ciltte lekelerin oluşması, erken cilt yaşlanması, ciltte kabalaşma, kalınlaşma ve kanser gelişmi oluşmaktadır. UV ışınlarının cilt kanseri oluşturucu etkisi, yapılan çalışmalarda p-53 denilen ve genetik yapımızda oluşan bozulmaları düzelterek kanser gelişmesini önleyen koruyucu gen üzerine olan bozucu etkiden kaynaklanmaktadır. Yine, son yıllarda yapılan çalışmalarda, UV ışınlarının insan cildinde bazı zararlı maddeler oluşturduğu, bu maddelerin kan dolaşımına geçmesi ile bağışıklık sisteminde baskılanma oluşturduğu ve bunun da kansere neden olabileceği belirlenmiştir.

Bazı insanlarda güneş ışınlarına bağlı cilt kanseri görülme riski daha yüksektir;

1- İki yılda bir kez güneş yanığı olanlarda malign melanom kanseri gelişme riski 3 kat artmaktadır.
2- Çocukluk ve gençlik çağında olan yanıklar erişkinlerde olanlara göre daha kanserojendirler
3- Kolayca cilt yanığı olanlar
4- Açık tenli olanlar
5- Kızıl veya sarı saç rengi olanlar
6- Ailede cilt kanseri öyküsü olanlar
7- Fazla beni veya yüzünde çili olanlar
8- Güneşli bölgelerde yaşayanlar
9- Dış ortamda güneş altında çalışanlar
10- Özellikle vücudun giysilerle örtülü olmadığı el, yüz gibi vücut alanları daha riskli alanlardır

Güneş ışınları dışında, özellikle yassı hücreli ve bazal hücreli kanser riski olmak üzere cilt kanseri riskini arrtıran diğer sebepler arasında;

a. Ciltte yanık veya yara izi olanlarda
b. Arsenik, böcek ilacı yapımında kullanılan ağır metallere ve katrana maruz kalanlar
c. Kronik cilt enfeksiyonları veya cilt ülserleri olanlarda
d. Aktinik keratozis gibi kansere dönüşebilecek cilt lezyonları olanlarda
e. Erkeklerde bazal hücreli cilt kanseri kadınlardakinden iki kat, yassı hücreli kanser ise üç kat daha fazla görülmektedir.
f. Bir kez cilt kanseri olan birinde ikinci bir kez cilt kanseri görülme riski daha fazla
g. HPV (İnsan papilloma virüsü) genital bölge ve anüste siğillere neden olur. Bu siğiller, cilt kanseri riskini artırır
h. Sigara içmek yassı hücreli cilt kanseri riskini artırmaktadır.

Ciltte görülen bazı değişklikler kanseri düşündürmektedir. Bunlar;

*İyileşmeyen iltihaplı yaralar
*Küçük, kabarık, kahverengi-kırmızı renkli lezyonlar
*Düz, sert, kırmızı veya kahverengi ve kabuksu lezyonlar
*Kabuksu ve kanamalı lezyonlar
*Aktinik keratoz bulguları: Ciltte sert, pürtüklü, pembe, kırmızı veya kahverengi, kabarık, kabuksu alanlar ve alt dudakta dudak kremi yardımıyla geçmeyen çatlama ve soyulma. Fazla güneş ışığına maruz kalma sonucunda ortaya çıkan solar keratoz olarakta bilinirler ve çok sık olmamakla birlikte kansere dönüşebilirler
*Ciltte yeni ortaya çıkan ve iyileşmeyen bir yara
*Mevcut kitle veya lekelenmede boyut artışı cilt kanserini düşündürmektedir.

Bazal Hücreli Kanserler, tüm cilt kanserlerinin %80’nin oluştururlar. Çoğunluklu burun kanatları çevresinde olmak üzere küçük, düz, kırmızı veya kahverengi cilt lezyonları olarak gözükürler. Genelde bulundukları bölgede yavaşça büyürler, en sık akciğerlere olmak üzere nadiren diğer organlara sıçrama gösterirler.

Yassı Hücreli Kanserler, cilt kanserlerinin %15’ini oluştururlar. Düz, sert, bazen yara izi şeklinde kanamalı veya iltahaplı cilt lezyonlarıdır. Akciğer ve kemik başta olmak üzere diğer organlara bazal hücreli kanserlerden daha fazla yayılma eğiliminde olan kanser türüdürler.

Malign Melanom ise %5 oranında görülmesine rağmen, agresif bir tümör olduğundan cilt kanserlerine bağlı ölümlerin %75 nedeni Malign Melanom kanseridir. Özellikle karaciğer, akciğer, beyin ve kemikler olmak üzere çok sık uzak organlara sıçrama görülmektdir. Pigmente, sınırları keskin olmayan, bazen kırmızı veya beyaz renkli lezyonlardır. Benlerle karışırlar. Bazen benler malign melanom kanserine dönüşür. Benlerde şu bulgular varsa kansere dönüşmüş olmasından şüphe edilmelidir;

Benin sınırlarında düzensizlik olması
Renk değişikliğ göstermesi. Örneğin kahverenginden kırmızı, siyah renge dönmesi
Boyutunda hızlı bir genişleme olması
Bende kanama, kaşınma ve ağrı belirmesi
Bende yara ortaya çıkması
Etrafında hızla yeni benler ortaya çıkması
Cilt kanserinde tanı, hastalıklı cilt bölgesinden alınan biyopsinin patoloji uzmanı tarafından incelenmesi ile konulur.

Cilt kanserlerinin tümünde erken evrede tedavi, ameliyatla hastalıklı bölgenin çıkarılmasıdır. Ayrıca malign melanom kanserinde sentinel lenf nodu örneklemesi denilen bir işlem de ameliyat sırasında yapılmaktadır. Yine, malign melanom kanserinde erken evrede ameliyat olan hastaların içinde, tekrarlama riski yüksek olanlarda, koruyucu immünoterapi denilen bağışıklık sistemini uyararak etki eden aşı tedavileri de kullanılmaktadır. İleri evre cilt kanserlerinde tedavi, kanserin türüne göre; kemoterapi, akıllı küçük moleküler ilaçlar denilen ağızdan alınan hap şeklinde ilaçlar ve immünoterapi denilen bağışıklık sistemi üzerinden etki eden aşı tedavileri ile olmaktadır.

Cilt kanserlerinin oluşmasını önlemede bazı yöntemler kullanılabilir;

1-Güneş ışığına maruz kalmamaya çalışmak. Güneş banyosu veya solaryumlardan uzak durulması
2-Arsenik, böcek ilaçları, katran gibi bazı kimyasallara maruz kalmaktan kaçınılması
3-Benlerin düzenli olarak kontrol edilmesi, vücudunda çok sayıda beni olanların sık aralıklarla dermatoloji doktoruna kontrole gitmeleri
4- İki haftadan uzun geçmeyen yaralar için doktor kontrolü yaptırılması
5- Sağlıklı beslenme, düzenli ve kaliteli uyku, stresten uzak kalmak önemli. Ayrıca yeşil çay, üzüm çekirdeği, yaban mersini, zerdeçal gibi anti-oksidan besin takviyeleri hasarlanmanın toparlanmasında faydası olacak desteklerdir.
Hepinize sağlıklı me mutlu günler dileklerimle.

Prof.Dr.Hakan KARAGÖL 
Tıbbi Onkoloji, İç Hastalıkları ve Fitoterapi (Bitkisel Tedavi) Uzmanı
Web: www.hakankaragol.com 
İntagram: prof.dr.hakankaragol 
Twitter: DrHakanKaragol
Facebook: Prof.Dr.HakanKaragol

UYARI

Web sitemizde yer alan yazı, grafik, resim ve diğer tüm içerikler sadece bilgilendirme amaçlı olup, herhangi bir tıbbi sorunla ilgili doktor tanısı, tedavisi veya konsültasyonu yerine kullanılması veya mevcut devam eden tedavinin sayfada verilen bilgiler doğrultusunda doktora danışmadan değiştirilmesi uygun değildir.

Prof Dr Hakan KARAGÖL'e Randevu almak için bizimle iletişime geçiniz.